İçeriğe geç

İtalya’dan Avrupa güvenliğinde Türkiye vurgusu: ‘Rolü vazgeçilmez’

Şubat ayında Ankara’daki görevine başlayan İtalya’nın Ankara Büyükelçisi Giuseppe Manzo, Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde Türkiye’deki yaşamını ve Türkiye-İtalya ilişkilerini değerlendirdi. Manzo, Türkiye ile İtalya arasındaki ikili ilişkileri “mükemmel” olarak nitelendirerek, iki ülke arasındaki bu özel bağın çok taraflı platformlara da taşınması ve yansıtılması gerektiğini dile getirdi.

Manzo, Türkiye’de görev alacağını öğrendiği an ilk tepkisinin heyecan olduğunu ifade ederek, “Her yeni görevde heyecanlanırsınız çünkü yeni bir şeyler yapacak olmanın mutluluğunu yaşarsınız. Türkiye söz konusu olduğunda özellikle gurur ve sorumluluk hissettim.” diye konuştu.

Türkiye-İtalya diplomatik ilişkilerinin 1856’da kurulduğunu hatırlatan Manzo, iki ülke arasındaki ilişkilerin, her iki cumhuriyetin kuruluşundan da eski olduğunu belirtti.

Manzo, “Osmanlı İmparatorluğu döneminde İstanbul’da, Venedik gibi şehirlerimizin temsilcilerinin, elçilerinin bulunduğu bir yerde temsil etme onuruna sahibim. İstanbul’a gittiğimde bugün benim de ikamet ettiğim aynı konutta, geçmişte Venedik’in Osmanlı Devleti nezdindeki elçilerinin yaşadığını biliyoruz. Onlara Bailo diyoruz.” ifadesini kullanarak, bunun çok güçlü ve köklü bir hikaye olduğuna dikkat çekti.

Müzedeki arkeolojik eserleri gösteren Manzo, “Çevremizde gördüğümüz taşlar ve tarihi eserler 3 bin yıl öncesine ait. Bunlar, İtalyan ve Türk arkeologların ortak çalışmaları sonucunda gün yüzüne çıkarılmış. Bu yüzden ilk duygularım sorumluluk ve gurur oldu.” dedi.

“TÜRKİYE’NİN VAZGEÇİLMEZ BİR ROLÜ OLDUĞUNA İNANIYORUZ”

Manzo, ülkesinin birçok alanda Türkiye ile aynı görüşleri paylaştığını belirterek, iki ülkenin NATO müttefiki olduğunu bildirdi.

Büyükelçi, “İkimiz de NATO’da Avrupa’nın daha fazla yer almasını istiyoruz çünkü NATO’nun güvenliği kapsamında Avrupa’nın güvenliğinin ve dolayısıyla daha geniş anlamda bizim güvenliğimizin ne kadar önemli olduğunu anlıyoruz. Bu nedenle güvenliğimizde Türkiye’nin vazgeçilmez bir rolü olduğuna gerçekten inanıyoruz. Bu karşılıklı bir durum çünkü bu bir Avrupa meselesi ve siz de Avrupalılarsınız.” açıklamasını yaptı.

Türkiye’nin giderek daha önemli ve büyük bir rol üstlendiğinin altını çizen Manzo, yeni zorluklara uyum sağlamak, yeni tehditlere hazır olmak için yeni yanıtlar bulunması gerektiğini söyledi.

Manzo, “İtalya ve Türkiye’nin bu konuda oldukça güçlü imkanlara ve donanıma sahip olduğunu düşünüyorum. Örneğin NATO bünyesinde, doğu ve güney kanatlarının güvenliğinin sağlanmasının her ikimiz için de önemli olduğu konusunda aynı görüşü paylaşıyoruz. Daha önce Dörtlü Mekanizma’dan (4+4) bahsetmiştim. Bu da yeni bir tehdide karşı geliştirilen yeni bir yaklaşımın örneği. Çünkü yeni sorunlarla mücadele etmek için eski araçları kullanamazsınız.” ifadelerini kullandı.

Güven mektubu sunduğu güne atıfta bulunan Manzo, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisine “Dünya Beşten Büyüktür” kitabını hediye ettiğini belirterek, şunları dile getirdi:

“Bu, gerçekten inandığımız ve çok önemli bulduğumuz bir felsefeyi, bir düşünceyi ifade ediyor. Özellikle çok taraflı platformlardaki ilişkilerimizi ele alırken, örneğin dünya yönetiminin ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin reforme edilmesine ilişkin yaklaşımımızı değerlendirirken bu düşünce büyük önem taşıyor. Amacımız, bu yapının daha şeffaf ve daha demokratik hale getirilmesi.”

‘BEN AKDENİZ ÇOCUĞUYUM’

Manzo, burada kendini evinde gibi hissettiğini ve Türk misafirperverliğiyle karşılandığını belirterek, kendisini “Akdeniz çocuğu” diye tanımladı.

Türkçedeki birçok ifadeyi beğendiğini dile getiren Manzo, Türkiye’ye gelmeden önce de birçok kelime bildiğini vurguladı.

Manzo, “Kariyerimin başında, Arnavutluk’a atanmış genç bir diplomattım. İlk kez orada duyduğum ve bugün İstanbul’da ve Ankara’da neredeyse her gün işittiğim bir kelime var: ‘Maşallah.’ Maşallah benim en sevdiğim kelime. Sadece Türkçede değil, dünyanın her yerinde, en sevdiğim kelime diyebilirim.” diye konuştu.

Bu kelimenin başka dillerde ifade edilmesinin zor olduğunu kaydeden Manzo, kelimenin hem şükretme duygusunu hem de her şeyin daima güzel gitmesine yönelik umudu aynı anda ifade ettiğini açıkladı.

Manzo, beğendiği bir diğer kelimenin ise “deha” olduğunun altını çizerek, “Çünkü bu kavramı biz İtalyanlar çok iyi anlıyoruz, deha fikri… Bu Türkçe kelime üzerine, İtalyan dehası Leonardo da Vinci’yi Türkiye’de tanıtmak amacıyla kapsamlı bir etkinlik programı kurguladım. Bu program, örneğin Leonardo da Vinci’nin Haliç üzerine köprü projesinden günümüzdeki uydu teknolojilerine kadar uzanan bir yelpazeyi kapsıyor.” ifadelerini kullandı.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’IN KARŞILAMASINA ÖZEL TEŞEKKÜR

Manzo, Türkiye’deki misafirperverliğin özel ve benzersiz bir duygu olduğunu, kendisini şaşırtmadığını belirterek, “Aslında bunu zaten biliyordum, dolayısıyla şaşırmadım. Ama bunu bizzat yaşamak insan üzerinde gerçekten büyük bir fark yaratıyor.” açıklamasını yaptı.

10 Şubat’ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a güven mektubunu sunmaya ailesiyle birlikte gittiğini ifade eden Manzo, “Cumhurbaşkanı’nın bizi bu şekilde karşılaması, misafirperverlik açısından benim için son derece önemli bir işaretti.” dedi.

Manzo, Türk misafirperverliğine küçük ayrıntılarda bile rastladığını kaydetti.

Türkiye’de misafirin en önemli kişi olduğunu, ev sahibinin kendi ihtiyaçlarından önce misafirin ihtiyaçlarını gözettiğini ve misafirin konforuna öncelik verildiğini belirten Manzo, bunun misafire verilen önemin güçlü bir göstergesi olduğunu belirtti.

MANZO’NUN BAŞKENT DENEYİMİ

Sosyal medyayı aktif şekilde kullanan Büyükelçi, sosyal medyanın güçlü bir araç olduğunu söyledi.

Manzo, Ankara’da iyi döner kebap arayışı hakkında yaptığı paylaşımın yarım milyon görüntülenme aldığını ifade ederek, arayışının hala devam ettiğini dile getirdi.

Türk kahvaltısı geleneğinin kendisini şaşırttığını anlatan Manzo, “Kapadokya’da arkadaşlarımın evinde bayramda geçirdiğim bir pazar sabahını hatırlıyorum. Onlarla birlikteydim ve tam anlamıyla geleneksel bir Türk kahvaltısı yaptık. Bu deneyim hafızamda çok özel bir yer edindi. Bugün bile o kahvaltıyı hatırlıyorum.” dedi.

Labrador retriever cinsi bir köpeği olduğunu belirten Manzo, Ankara’daki parkları köpeğiyle birlikte keşfettiğine işaret ederek, Gölbaşı’ndaki parkları sevdiğini, ailelerin orada birlikte vakit geçirmesini izlemekten keyif aldığını vurguladı.

‘ANKARA KENDİMİ EVİMDE HİSSETTİĞİM YER’

Manzo, görev süresi boyunca Türkiye’de seyahat ettiği yerlere değinerek, “Ankara’yı seviyorum, Ankara benim evim. Ailemle birlikte yaşadığım, kendimi evimde hissettiğim yer.” diye konuştu.

Ankara’nın yaşaması rahat ve konforlu bir şehir olduğunu söyleyen Manzo, “Böyle keyifli vakit geçirilebilecek pek çok yeri var.” dedi.

Manzo, İstanbul’un Beyoğlu ilçesinde 16. yüzyıldan itibaren Venedik elçilerinin konutu olarak kullanılagelmiş ve şimdi İtalyan Başkonsolosunun ikametgahı olarak kullanılan yapıyı ise ikinci evi diye niteledi.

Trafiği yoğun olan Roma ve Napoli gibi kentlerde her zaman İtalyan markalı motosikletiyle seyahat ettiğini anlatan Manzo, İstanbul’da gezmek için de İtalya’da sahip olduğu motosikletle aynı renkte bir motosiklet aldığını ifade etti.

İzmir ve Bursa’yı ziyaret ettiğini kaydeden Manzo, görev süresinin sonuna geldiğinde en çok beğendiği kent hakkında karar verebileceğini kaydetti.

BÜYÜKELÇİ’NİN ÖNCELİĞİ İLİŞKİLERİ GÜÇLENDİRMEK

Büyükelçi, görev süresi boyunca Türkiye-İtalya ilişkilerini daha da güçlendirmenin önceliği olduğunu ifade ederek, “Her iki ülke de Anadolu ve çevresindeki bölgenin istikrarına ve güvenliğine büyük önem veriyor.” açıklamasını yaptı.

İki ülke lideri arasındaki kişisel ilişkilerin ikili ilişkilere de yansıdığını belirten Manzo, ticaret alanında Türkiye-İtalya arasındaki işbirliğine dikkat çekti.

Manzo, “Ticaret alanında Türkiye’nin Akdeniz’deki ilk ticaret ortağıyız, Avrupa’daki ise ikinci büyük ortağıyız.” diyerek iki ülke halkı arasındaki dostluğu vurguladı.

İtalya’daki uluslararası öğrenci topluluğunun büyük bir kısmının Türk öğrencilerden oluştuğunu vurgulayan Manzo, İtalya’dan Türkiye’ye gelen çok sayıda genç bulunduğunu, bunun da kültürel ilişkileri güçlendirdiğini anımsattı.

Manzo, “Bir de İtalyan ve Türk arkeologların birlikte çalıştığı 15 arkeolojik kazı misyonumuz var. Bunlar da iki ülke arasındaki işbirliğinin somut örnekleri.” dedi.

R4 DIŞİŞLERİ BAKANLARI TOPLANTISI

Ankara’daki görevi sırasında önceliğinin, “mükemmel” olarak nitelendirdiği ikili ilişkilerin daha da geliştirilmesine katkı sağlamak olduğunu belirten Manzo, ekimde İstanbul’da düzenlenen R4 Dışişleri Bakanları Toplantısı’na ilişkin değerlendirmede bulundu.

Manzo, bu toplantı vesilesiyle İstanbul’a gittiğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:

“İtalya da Türkiye de oradaydı çünkü aynı taraftayız. İkimiz de bölgede daha fazla istikrarın sağlanmasını istiyoruz. Dolayısıyla ikili ilişkilerimizde sahip olduğumuz bu özel bağı çok taraflı platformlara da taşımak ve yansıtmak gerektiğini düşünüyorum.”

COP31 KONFERANSI

Türkiye’nin yakın zamanda ev sahipliği yaptığı NATO Ankara Zirvesi ve Uluslararası Uzay Kongresi’ne değinen Manzo, ilerleyen günlerde de COP31’e ev sahipliği yapılacağını ve bu platformların birlikte çalışılabilecek alanlar olduğunu dile getirdi.

Manzo, ikili ilişkilerin uzaya bile taşınabileceğini söyleyerek, Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı ile Axiom-3 ekibinde yer alan İtalyan astronot Albay Walter Villadei’nin birlikte uzaya gittiğini hatırlattı.

Uzay alanında yapılabilecek çok sayıda çalışma olduğunu kaydeden Manzo, iki ülke arasındaki üst düzey temaslara ilişkin konuştu.

Manzo, İtalya Kültür Bakanı Alessandro Giuli’nin Türkiye’yi ziyaret ettiği sırada, Kültür Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile insanlık tarihinin en eski medeniyetlerinden bazılarının izlerini taşıyan Göbeklitepe’de bir araya geldiğini belirtti.

İtalyan eserlerini, tarihi varlıklarını ve mimari yapılarını tanıtan yeni bir kültür rotası oluşturduğunu anlatan Manzo, “Bu rota sayesinde insanlar yaklaşık üç kilometrelik, bir saatlik bir yürüyüşle toplam 22 durak üzerinden İtalya’nın Türkiye’deki varlığını yüzyıllar, hatta bin yıllar boyunca takip edebiliyor.” dedi.

Müzeyi gezerek sergilenen eserler hakkında bilgi alan Manzo, burada karşılaştığı İtalyan turist kafilesiyle konuştu.

Yazı konuları